Gebelikte yapılmaması gerekenler, Hamile öncesi Annelerin yapması gerekenler, Gebelike yapılması gereken testler

Gebelikte yapılmaması gerekenler, Hamile öncesi Annelerin yapması gerekenler, Gebelike yapılması gereken testler

Netkeyfim.com

Anne adayları dikkat: Çok tehlikeli
Gebeliğin ilk üç ayında röntgen çektirilmesinin, çocuklarda halk arasında kan kanseri olarak bilinen löseminin gelişmesinde önemli bir risk faktörü olduğu bildirildi.

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tansu Sipahi, löseminin yeni teknolojik gelişmelerin kullanılmasıyla birlikte tedavi edilebilen bir kan hastalığı olduğunu söyledi.

Löseminin, vücuttaki kanser önleyici veya kanser yapıcı genlerdeki bazı bozukluklar sonucu ortaya çıktığını anlatan Sipahi, anormal hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalarak diğer organlara yayıldığını belirtti.

Sipahi, halsizlik, iştahsızlık, zayıflama, solukluk, kemik ağrısı , baş ağrısı, kusma, düşmeyen ateş, deride morluklar veya küçük kırmızı kanama odakları, burun ve diş etlerinden kanama, karın ağrısı, karında şiş lik, karaciğer ve dalakta büyüme, lenf bezlerinde büyüme, kol ve bacak ağrılarının hastalığın önde gelen belirtileri olduğunu ve löseminin tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanabildiğini vurguladı.
Löseminin, çocukluk çağı kanserlerinin yüzde 35′ini oluÅŸturduÄŸ unu ifade eden Sipahi, genellikle akut lösemilerin çocuklarda, kronik lösemilerin ise yetiÅŸkinlerde görüldüğünü söyledi. Sipahi, “Akut lenfoblastik lösemi, 15 yaÅŸ altındaki çocuklarda gözlenen lösemilerin yüzde 80′ini oluÅŸturmaktadır. Akut myeloblastik lösemi de 15 yaÅŸ üzerindeki lösemilerin yüzde 80′inden ve 15 yaÅŸ altındaki lösemilerin yüzde 20′sinden sorumludur” diye konuÅŸtu.

Löseminin kesin olarak nedeninin bilinmediÄŸini, ancak genetik bir hastalık olduÄŸunu,genlerdeki bazı bozukluklar sonucu ortaya çıktığını ifade eden Sipahi, ÅŸunları kaydetti: “Bu bozulmayı kolaylaÅŸtıran bazı faktörler vardır. Bunlar arasında atom bombası patlaması, nükleer reaktör kazaları, bazı virüsler, bazı kimyasal maddeler, benzin, petrol ürünleri ve bazı genetik hastalıklar sayılabilir.

Lösemi oluşması ile yiyecekler arasında bu güne kadar kesin olarak gösterilebilmiş bir ilişki yoktur. Ancak annenin gebeliğinde sigara, alkol ve uyuşturucu kullanma gibi kötü alışkanlıklarının olması, gebeliğin ilk üç ayında röntgen çektirmesi gibi durumlar lösemi gelişmesinde risk faktörleri olarak kabul edilmektedir.

GebeliÄŸin ilk üç ayında röntgen çektirilmesi, anne karnındaki bebek için risklidir. Çünkü, anne karnındaki bebek, hızlı bölünen hücreler nedeniyle radyasyona daha duyarlıdır. DNA kırıklarına baÄŸlı olarak da lösemi geliÅŸebilir. Ancak bunun bir dozu yok. Tamamen rastlantısal, tek bir dozla da olabilir, birçok dozla da…”

Sipahi, röntgen çekildikten sonra hasarı tespit için yapılabilecek bir test bulunmadığına dikkati çekerek, burada anne adayının röntgen ışınlarını direkt mi yoksa birinin yanında dururken mi aldığının önemli olduÄŸunu söyledi. Sipahi, “Anne adayına röntgen ışınlarını hangi bölgeye aldığını ve kaç film çekildiÄŸini soruyoruz. Buradan tahmini bir doz hesaplaması yapılıyor. Ona göre gebeliÄŸin sonlandırılmasına karar veriliyor” dedi.

Bu durumun en sık hamile olduÄŸunu bilmeyenlerde görüldüğünü anlatan Sipahi, gebeliÄŸin sonlandırılması oranının çok olmadığını belirterek, “Bunlar basit röntgen filmleri için geçerli. Bilgisayarlı tomografi çekimi daha farklı olabilir. Karınla ilgili yapılan bilgisayarlı tomografide bir kadının aldığı doz çok fazla olduÄŸu için gebelik sonlandırılabilir” diye konuÅŸtu.

Çocukluk çağı akut lösemilerinin genellikle yüzde 75-80 oranında tedavi ÅŸansına sahip olduÄŸuna ve bazı lösemi tiplerinde oranın yüzde 90′ın üzerine çıkabildiÄŸine iÅŸaret eden Sipahi, tedavinin ancak Çocuk Kan Hastalıkları bölümü bulunan tam donanımlı bir hastanede yapılabildiÄŸini vurguladı.

Hastaya öncelikle destek tedavisi, ardından kansızlığına yönelik kı rmızı kan hücreleri transfüzyonu, enfeksiyonlara karşı antibiotik tedavisi verildiÄŸini anlatan Sipahi, “Farklı tedavi protokolleri uygulanmaktadır ve tüm yöntemlerde lösemik hücrelerin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Fakat bu hücreler yok edilirken kiÅŸinin kendi faydalı hücreleri de yok olmaktadır. Çocukların saçları dökülmekte, ağızlarında, bağırsaklarında yaralar açılmakta, bulantı, kusma, halsizlik, iÅŸtahsızlık olabilmektedir” diye konuÅŸtu. Sipahi, yaklaşık üç yılı bulan tedavi sürecinde çocukların çok yakından takip edilmesi gerektiÄŸini ifade etti.

Radyoterapinin de bazı lösemi tiplerinde, sinir sistemi, beyin, üreme organları tutulumu gibi kemik iliÄŸi dışındaki organların tutulumu olduÄŸunda uygulandığını anlatan Sipahi, çocukluk çağındaki hastalarda beyin tutulumu yoksa beyin-omurilik sıvısına çeÅŸitli ilaçlar verilerek ışın tedavisine gerek kalmadığını söyledi. Sipahi, yoÄŸun protokollere cevap vermeyen veya hastalığı nükseden kiÅŸilerde hastalarda kemik iliÄŸi naklinin önerildiÄŸini belirterek, “Ülkemizde de kemik iliÄŸi nakli baÅŸarıyla yapılmaktadır. Löseminin cinsine ve vericinin uygunluÄŸuna göre deÄŸiÅŸmekle birlikte yüzde 40 ile yüzde 80 oranında baÅŸarı elde edilmektedir” diye konuÅŸtu.

AA



Facebook'ta PaylaÅŸ Leave a CommentYorumRSS FeedSubscribe

Yorumlar
Yorum Yazın »
İsminiz
E Posta Adresiniz
Yorumunuz
Uyarı: Konu ile alakasız, küfür ve hakaret içeren yazılarınız onaylanmayacaktır. Hakaretin boyutuna göre, hak sahibi tarafının mahkemeye başvurma hakkı sağladığınızı unutmayın