Ağrı Kesici ilaçlar, Ağrı Kesiciler Nasıl Etki Eder?, En Etkili Ağrı kesici hapları
Ağrı Kesici ilaçlar, Ağrı Kesiciler Nasıl Etki Eder?, En Etkili Ağrı kesici hapları
Netkeyfim.com
Analjezikler – Ağrı Kesici İlaçlar
Şikâyetlerin ne zaman başladığı, neler clduğu, nasıl geliştiği, daha önce bir hastalık geçirip geçirmediği, ailesinde bir hastalık olup olmadığı, beden fonksiyonları, alışkanlıkları v.b. hasta ve hastalığı hakkında bilgi edinirler. Bazı hastalar şikâyetlerini kendilerine göre yorumlar ve olmayacak ayrıntılara bağlayabilirler. Doktorun görevi anamnez alırken elde ettiği bilgileri değerlendirme ve ona göre hastaya sorular sorarak hastalığın hikâyesini gerçeğe en uygun şekilde öğrenebilmektir. Doktorluk sanatı anamnez ile başlar denebilir.
Ağrı duygusunu kaldıran fakat bilinç bozukluğu yapmayan ilaçlara analjezik denmektedir. Bunlar, bakteriyel veya viral enfeksiyonlarda yükselmiş olan ateşi düşürdükleri için antipiretik analjezik adını da alırlar. Ayrıca romatoid artrit gibi hastalıklarda enflamasyonu azaltan bazı organik asitler de antiemflamatuar veya antifilojistik ilaçlar olarak birçok adale ve mafsal hastalıklarında kullanılmaktadır.
Analjezik ilaçların başında salisilatlar (Aspirin), Parasetamol (Panadol), Aminopirin (Piramidon), Dipiron (Novalgin), Fenasetin, Fenazon v.b. ilaçlar gelmektedir. Fenilbutazon (Butazolidin), Oksifenbuta-zon (Tanderil), İndometasin (Endol), İbup-rofen (Brufen), Ketoprofen (Ketofen), Dik-lofenak (Voltaren) gibi ilaçlar antiemflamatuar olarak kullanılırlar.Bütün bu ilaçlar cok kimsede mide-barsak bozukluğuna, ülseri olanlarda ise kanamaya neden olabileceğinden doktor kontrolünde kullanılmalı, gelişigüzel alınmamalıdır.
Ağrıyı gidermek için doğru ilaç seçiminde yol gösterecek ölçütleri göz önüne alırken, ağrının temelindeki nedenin şiddetini ayırt etmek gerekir. Sağlıklı kişilerde ve her yaş grubunda çeşitli belirtiler veren ağrı duyulabilir. Çeşitli organlarda ortaya çıkan geçici ağrılar genellikle fazla önemsenmemelidir.
Buna karşılık, fazla şiddetli olmasa da uzun süren ağrılar hafife alınmamalı ve rasgele ilaçlarla dindirilmeye çalışılmamalıdır. Bunun gibi, ağn kesici İlaç dozunun artırılması ya da ağrı kesici etkisi daha güçlü ilaçlara başvurulması da yanlıştır.
Ağrının rahatsız edici etkisini bir an önce yok etmek amacıyla yapılan ve akılcı olmayan bir girişim, tedavi edildiğinde ağrının tümüyle kesileceği hastalığın uzun süre maskelenmesine neden olur. Öte yandan, ağrının şiddeti ve bir türlü geçmemesi de gereğinden fazla abartılmamalıdır.
Sıklıkla belirli bir bölgede, örneğin göğüsteki ağrı anjina pektoris ya da enfarktüse bağlanır. Oysa, göğüsteki ağrılar çoğunlukla farklı nedenlerle ortaya çıkabilir: Deri, kas ya da iskelet hastalıklarında, göğüs duvarındaki sinirlerin iltihaplarında, göğüs duvarında ya da karında bulunan ve çoğunun da kalple ilgisi olmayan pek çok organın hastalığında da göğüs duvarına yansıyan ağrılar olabilir.
İnatçı ya da yineleyici ağrılarda hekime başvurulmalıdır. Ayrıca bir organik nedene bağlı olmayan ağrılarda da hekime başvurmak gereklidir. Çünkü çoğunlukla önemli psikolojik etkenlerin rol oynadığı bu tür ağrılar ciddi bir ruhsal tedaviyi gerektirebilir. Ağrı ruhsal ya da bedensel bir bozukluğun önemli bir belirtisi olabileceğinden organik bozuklukların yanı sıra ruhsal sorunların da göz önüne alınması gerekir.
Bilinçdışı çatışmaların sonucunda ortaya çıkan ve bunaltı, öfke, korku olarak beliren duygulanım bozuklukları, organlarda işlevsel bozukluklara yol açabilir.
Ruhsal bozuklukların, herhangi bir organa yansımasını ve bozukluklara yol açmasını engellemek için bir psikologa başvurmak gerekebilir.
Aynı Kategorideki Yazılar
Gluten Alerjisi- Çölyak Hastalığı
Tüberküloz
Reflü
Aspirin
Ağrı Kesiciler Nasıl Etki Eder?
Ağrı Nedir?
Ülser ve Tedavisi
Polikistik Over Sendromu
Tansiyon Düşmesi ( Düşük Tansiyon )
Hipertansiyon ( KAN HÜCUMU )
Yüksek Tansiyon (Tansiyon Yükselmesi)
KRONİK HEPATIT
PIYELONEFRIT
KRONİK NEFRİT
BÖBREK YETMEZLİĞİ VE ÜREMİ
Ağrı kesiciler (analjezikler) , akut ve kronik ağrı durumlarında, ağrının kontrolünü sağlamak amacı ile kullanılan ilaç grubudur. Ağrı kesicilerin kullanımı çok eskiye dayanmaktadır. Ancak sürekli gelişen tıp bilimi , günümüzde ağrı kesiciler konusunda bir çok geleneksel bilgiyi geride bırakarak, yeni bilgilerin ve deneyimlerin ışığında yeni görüşlere ve yeni bir anlayışa sahip olmuştur. Bu yeni yaklaşımların ve bilgilerin hekimlere ve topluma doğru aktarılması için de yoğun çalışmalar yürütülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bünyesinde ağrı kesicilerin doğru kullanımını amaçlayan ve 80’li yıllarda başlayan çalışmalar “Analjezik (ağrı kesici) Kullanım İlkeleri” adı altında yayınlanmıştır. Bu ilkeler ağrı kesicilerin etkinliğini arttırmaya ve oluşabilecek yan etkileri en aza indirmeye yöneliktir:
o Ağrı Kesici Seçimi, Ağrının Şiddetine Göre, Bir Basamak İlkesi Doğrultusunda Yapılmalıdır
Ağrı kesiciler, güçlerine göre 3 gruba ayrılır ve bu gruplar tedavi için bir basamak sistemi (1.2.3.basamak tedavisi) oluşturur.Tedaviye her zaman birinci basamak içerisinde yer alan bir ağrı kesici ile başlanmalıdır.Bu gruptaki ilaçlar ile yanıt alınamıyorsa bir sonraki basamaktaki ilaçlara geçilmelidir.Birinci basamakta olan bir ilaç yeterli olabilecekken üst basamakta yer alan ilaçlar ile tedaviye başlamak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Kendi kullandığınız / hekiminizin önerdiği ilacın hangi basamakta yer aldığını ve basamak prensibi doğrultusunda doğru ilacı kullanıp kullanmadığınızı hekiminize danışabilirsiniz.
o Ağrı Kesici Seçiminde Ağrının Nedeni ve Niteliği Dikkate Alınmalıdır:
Ağrı Kesiciler yanlış kullanılan ilaçların başında gelmektedir. Basit gibi görünen ağrılar için hekime başvurmak yerine gelişigüzel (iyi olduğunu düşündüğümüz, yakın çevremizden kişilerin bize önerdiği,vb) ilaç kullanımı yaygın olarak karşılaşılan bir durumdur. Oysa her ağrıya, aynı yaklaşım içinde, bilinçsizce herhangi bir ilacı kullanmak sağlıklı sonuç alınmasını zorlaştırır ve istenmeyen durumlara neden olabilir. Bu nedenle ilaç seçiminde en doğrusu bir hekime danışmaktır.
o Ağrı Kesici Kullanımında Öncelikle Ağız Yolu (Oral) Yol Tercih Edilmelidir:
Ağrı kesici kullanımı için en basit ve zahmetsiz yol oral (ağızdan) kullanımdır, bu nedenle öncelikle ağız yolundan ilaç alımı tercih edilmelidir. Ancak bu tür kullanımı engelleyen durumlar varsa (yutkunma zorluğu, kusma,vs) o zaman diğer yollar tercih edilmelidir.
o Ağrı Kesici Dozu Kişiye Göre Belirlenir:
Her kişi gibi her ağrı da farklıdır. Bu nedenle ağrı kesici kullanımında tek bir doz öngörülmemektedir. Her ağrı kesici için önerilen dozlar vardır, ancak bu dozlarda, hastaya ya da hastalığa bağlı olarak, doz değişikliği (artış ya da azaltma) yapmak gerekebilir. Elbette bu karar en sağlıklı şekilde hekim tarafından verilebilir.
o Ağrı Kesiciler Ağrı Başlamadan ve Düzenli Olarak Alınmalıdır:
Ağrı kesici kullanırken en sık karşılaşılan hatalardan biri “lüzum halinde”, yani ağrı başladığında, ilaç almaktır. Ağrının tekrar oluşmasını beklediğimiz durumlarda ağrı kesici, ağrı başladığında alındığında etkisi sıfırdan başlayacaktır. Oysa ilacın kan seviyesi belirli seviyede iken alınan doz , faydayı artıracaktır.Bu nedenle ağrının oluşmasını beklediğimiz durumlarda (örneğin her ay adet döneminde 2 gün ağrı çekiyorsak ve bunu bekliyorsak) ağrı kesiciyi ağrı başlamadan evvel kullanmak ilacın yararını çok arttıracak ve kişinin o dönemi ağrısız geçirmesini sağlayacaktır.
o “Öğün Ritmi” Anlayışı Yanlıştır:
İlaç kullanımında genelde kullanılan “yemeklerden önce” veya “yemeklerden sonra” tabirleri ağrı kesiciler için geçerliliğini yitirmiştir. Doğru olan “12 saat ara ile” veya “8 saat ara ile” şeklindeki uygulamalardır ve bunlara uyulması ağrı tedavisinin çok daha başarılı olmasını sağlayacaktır.Bunun yanında prospektüste önerilen ilacın alınma şekline uygun hareket etmek (su ile beraber içmek, tok veya aç karnına almak gibi) gerekir.