Uçakların geride bıraktığı izler, Karbondioksitin yanı sıra su buharı v…
Uçakların geride bıraktığı izler

Karbondioksitin yanı sıra su buharı ve nitrik asit de bırakan uçaklar, insanların yol açtığı karbondioksit salınımı nedeniyle küresel ısınmaya tuz biber ekiyor.

Uçakların neden olduÄŸu gazların iki temel bileÅŸeni bulunuyor. Karbondioksit ve su buharı. Buna bir de ozon oluÅŸumu ya da ayrışımı için nitrik asit ekleniyor. Karbondioksit gibi su baharı ve ozon da kızılötesi gazlar grubuna dahil olup, uçağın yaydığı ısıyı toplayarak yeniden yayma özelliÄŸine sahip. Alman Havacılık ve Uzay Merkezi DLR’den Fizik Enstitüsü BaÅŸkanı Prof. Dr. Ulrich Schumann, bu nedenlerden dolayı hava ulaşımının, atmosferin ısınması üzerinde etkileri olduÄŸunu belirtti. Schumann, hava ulaşımının küresel ısınmada, insanların sorumlu olduÄŸu payda yüzde üçlük bir orana sahip olduÄŸuna dikkat çekti.

Karbondioksit eşit olarak dağılıyor

Uçak yakıtı, diÄŸer adıyla kerosen, yüzde 86 karbon ve yüzde 14 hidrojenden oluÅŸuyor. Karbon yanma sırasında havadaki oksijenle birleÅŸtiÄŸi için bir uçağın yaktığı her bir kilogram kerosen için türbinlerden 3,15 kilogram karbondioksit atmosfere salınıyor. Schumann, atmosferde uzun ömürlü olan karbondioksitin bu yolla yerkürede eÅŸit olarak dağıldığını belirtti.

Karbondioksit, atmosferin tüm katmanları arasında rahatça dolaÅŸabildiÄŸi için uçuÅŸ yüksekliÄŸinin 10 bin metreden yüksek ya da yer yüzeyine daha yakın mesafe olması bir fark yaratmıyor. Sonuçta, hava ulaşımı aracılığı ile insanların yol açtığı karbondioksit salınımının küresel ısınmaya etkisi ÅŸöyle özetlenebilir: İnsan yapımı karbondioksitin yaklaşık yüzde 2,2′si yeniden hava trafiÄŸine karışıyor. Karbondioksit salınımında bu oran kara ulaşımında yaklaşık yüzde 14 iken, deniz ve demiryolu taşımacılığında ise toplamda yüzde 3,8′i buluyor.

Minik su damlaları

Karbondioksitin aksine, su buharının iklime verdiÄŸi zararı tespit etmek oldukça güç. Bir kilogram kerosenin yanmasıyla 1,23 kilogram su buharı meydana geliyor. Sıcak ve nemli yanıcı gazların, daha soÄŸuk hava ile karışarak yoÄŸunlaÅŸması sonucunda ise su buharı, minik su damlalarına dönüÅŸüyor. Eksi 40 santigrat derece gibi soÄŸuk havalarda oluÅŸan damlalar, buz kristalleri haline geliyor. Bu kristaller, uçakların arkalarında bıraktığı gaz izi olarak da görülebiliyor.

Peki, bundan sonra ne oluyor? Bu öncelikle uçağın tam olarak nerede, yani atmosferin daha alt katmanındaki troposferde mi yoksa daha yüksekteki stratosferde mi bulunduÄŸuna baÄŸlı. Schumann, troposferin, atmosferde hava hareketlerinin en fazla ve karışımın en iyi olduÄŸu katman sayıldığını belirtirken, stratosferde ise karışımın daha az olduÄŸunu ifade etti.

Stratosfer son derece kuru bir katman. Burada havadaki su buharının hacmi 0,01 promilden daha az. Bu nedenle de bu katmanda, uçağın geride bıraktığı gaz izindeki buz kristalleri de kısa sürede buharlaÅŸabiliyor. Ancak su buhar hacminin çok daha yüksek olduÄŸu troposferde bu pek de mümkün deÄŸil. Uçağın geride bıraktığı gaz tamamen hava ÅŸartlarına göre belirleniyor.

Havanın çok nemli olduÄŸu durumlarda, buz kristalleri ve gazlar genleÅŸerek, Sirrüs bulutlarına dönüÅŸüyor. Schumann gazların nemli hava içinde, bir nevi yoÄŸunlaÅŸma çekirdeÄŸi vazifesi görerek, kendi su hacimlerinde geniÅŸleme imkanı bulup, kalın bulutlara dönüÅŸtüklerini ifade etti. Fizik uzmanı Schumann, hava ulaşımının yaklaşık yüzde 10 ila 20′sinde bu sonucun oluÅŸtuÄŸuna ve hava trafiÄŸinin yerkürenin bulutlanmasında etkili olduÄŸunu vurguladı.

OluÅŸan bulutların küresel ısınma ve iklimler üzerindeki etkileri konusunda ise çeliÅŸkiler mevcut. Bir yanda, gündüzleri kısa süreli gün ışığının bir kısmının uçakların bıraktığı gaz izleriyle yeniden uzaya geri yansıdığı belirtiliyor. Daha açık bir tabirle, uçakların bıraktığı gaz izleri, yerkürede bir gölgenin oluÅŸmasına yol açıyor. Bu gölgede de hava daha soÄŸuk. DiÄŸer yandan, oluÅŸan buz krtistallerinin Sirrüs bulutları içinde uzun dalgalı kızılötesi ışınları emdiÄŸi belirtiliyor. Ki bu ışınların bir bölümü de yeniden dünyaya geri yansıyor. Bu iki olasılıktan hangisinin ağır bastığı ise uzmanlar için önemli bir araÅŸtırma konusu olmayı sürdürüyor. Prof. Dr. Schumann, tüm bunların yanında, uçakların geride bıraktığı gazların küresel ısınma üzerindeki etkisinin baskın olduÄŸuna dikkat çekiyor.

İs partikülleri

Uçak atık gazları geride bir de minicik is partikülleri bırakıyor. Bu partiküllerin büyüklükleri ancak 5 ile 100 nanometre arasında. Tabii, su buharı uçak türbininde yoÄŸunlaÅŸma sırasında bu partiküllerden de etkileniyor. Üstelik uçak atığı gazlar olmadan da bu partiküllerin uzun bir zaman atmosferde barınması mümkün. Bu nedenle birçok uzman is partiküllerinin, atmosferde dağıldıktan günler ve hatta haftalar sonrasında dahi, yoÄŸunlaÅŸma çekirdekçiÄŸi vazifesi görerek, Sirrüs bulutlarının oluÅŸumunda etkili olabilecekleri görüÅŸünü savunuyor. Öte yandan is partikülleri, atmosferdeki buz oluÅŸumuna yol açan çöl tozları ya da asit damlaları gibi diÄŸer partiküllerle yarışır bir durumda ki bu da durumu daha da vahim hale getiriyor.

Almanyanın Sesi



Facebook'ta PaylaÅŸ Leave a CommentYorumRSS FeedSubscribe

Yorumlar
Yorum Yazın »
İsminiz
E Posta Adresiniz
Yorumunuz
Uyarı: Konu ile alakasız, küfür ve hakaret içeren yazılarınız onaylanmayacaktır. Hakaretin boyutuna göre, hak sahibi tarafının mahkemeye başvurma hakkı sağladığınızı unutmayın