Hz. Muhammed neden çok evlilik yaptı?, Hz. Muhammed'in birden fazla evlili…
Hz. Muhammed'in birden fazla evlilik yapması her zaman tartışılmış bir konudur. Güncelliğini yitirmeyen konuya farklı bir bakış açısı için bazı sorulara da yanıt verilmesi gerekiyor.
Ali Bozkurt’un makalesi “Bu konuyu doÄŸru bir ÅŸekilde ve yeterli olarak izah edebilmek için, aÅŸağıdaki beÅŸ soruya sırasıyla cevap vermek gerekir:
I-Hz. Muhammed (s.a.v.)’in çok evlenme sebepleri neler deÄŸildir?
II-Hz. Muhammed (s.a.v.), yirmi beÅŸ yaşından elli yaşına kadar niçin tek hanımla evli kalmıştır?
III-Hz. Muhammed (s.a.v.), ömrünün son on yılında niçin çok evlenmiÅŸtir?
IV-Hz. Muhammed (s.a.v.)’in evliliklerinden her birinin fayda ve hikmetleri nelerdir?
V-Hz. Muhammed (s.a.v.), ömrü boyunca sınırsız evlenme yetkisine sahip olmuÅŸ mudur?
Åžimdi sırasıyla bu beÅŸ sorunun cevabını vermeye çalışalım.
I-Hz. Muhammed (s.a.v.)’in çok evlenme sebepleri neler deÄŸildir?
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in çok evlenme sebebi, kesinlikle dünya zevki deÄŸildir; bunun kabul edilmesi için ÅŸu delillerin sıralanması yeterli olacaktır:
*Mekke’nin en asil, en yakışıklı ve en güvenilir gençlerinden olan Hz. Muhammed (s.a.v.), isteseydi ilk evliliÄŸini kendinden genç ve çok güzel olan bir hanımla yapabilirdi. Hâlbuki o, ilk evliliÄŸini kendinden on beÅŸ yaÅŸ büyük olan ve daha önce başından iki evlilik geçen Hz. Hatice ile yapmıştır.
*Gene Hz. Muhammed (s.a.v.), İsteseydi yirmi beş yıl boyunca sadece Hz Hatice ile evli kalmaz, başka evlilikler de yapabilirdi; ancak o, ilk eşi vefat edinceye kadar başka biriyle evlenmemiş, elli yaşına kadar sadece Hz. Hatice ile evli kalmıştır.
*Hz. Peygamber, ilk eÅŸi Hz. Hatice vefat ettikten sonra da hemen evlenmemiÅŸ, birkaç yıl bekâr kalmıştır. EÄŸer evliliklerinde dünya zevki düÅŸüncesi olsaydı, yeniden evlenmek için birkaç yıl beklememesi gerekirdi.
*Hz. Peygamber, Hz. Hatice’nin vefatından birkaç yıl sonra kendisinden üç yaÅŸ büyük olan Hz. Sevde ile evlendi. EÄŸer Resulullah’ın evliliklerinde dünya zevki düÅŸüncesi olsaydı, en azından ikinci evliliÄŸini genç ve güzel bir kadın ile yapar, elli beÅŸ yaşındaki Hz. Sevde ile evlenmezdi.
*Hz. Muhammed (s.a.v.)’in, Hz.AiÅŸe dışında evlendiÄŸi bütün kadınlar dul idi. EÄŸer Resulullah’ın çok evlenme sebepleri arasında dünya zevki bulunsaydı, evlendiÄŸi kadınlardan çoÄŸunun dul olmaması gerekirdi.
*Hz. Muhammed (s.a.v.), Hz. Hatice dışında evlendiÄŸi on kadınla ve Mukavkıs tarafından hediye olarak gönderilen cariye Maria ile ömrünün son on yılında evlenmiÅŸtir. EÄŸer Resulullah’ın evliliklerinde dünya zevki isteÄŸi bulunsaydı, ömrünün son on yılında deÄŸil gençliÄŸinde çok evlenirdi.
GörüldüÄŸü gibi, hangi yönden bakarsak bakalım, Hz. Muhammed (SAV)’in çok evlenmesini dünya zevki ile izah etmek asla mümkün deÄŸildir.
II-Hz. Muhammed (s.a.v.), yirmi beÅŸ yaşından elli yaşına kadar niçin tek hanımla evli kalmıştır?
*Hz. Muhammed (s.a.v.)’in gençliÄŸinde ve ilk orta yaÅŸlılık döneminde, kendisinden on beÅŸ yaÅŸ büyük olan Hz. Hatice ile evli kalarak baÅŸka bir hanımla evlenmemesi, onun ileriki yıllarda ilahi hikmetlere binaen çok evlenmesinde dünya zevki gibi art niyet arayacak olanlara peÅŸinen verilmiÅŸ, reddi kabil olmayan tokat gibi bir cevaptır.
*Hz. Muhammed, peygamberliÄŸinin en zor yıllarını Hz. Hatice ile evli olarak geçirmiÅŸtir. GüngörmüÅŸ, zengin ve olgun bir kadın olan Hz. Hatice, bu zor yıllarda Hz. Muhammed (s.a.v.)’e hem feraset ve olgunluÄŸuyla, hem de mal varlığıyla yardımcı olmuÅŸtur. Hz. Muhammed (s.a.v.), İlk vahyin geliÅŸinden sonra, endiÅŸe içinde, Hıra maÄŸarasından evine döndüÄŸünde, Hz. Hatice’nin sergilediÄŸi olgunluk, bu evliliÄŸin hikmetini anlatmaya yeter. EÄŸer o sırada Hz. Hatice’nin yerinde yeterli olguluÄŸa sahip olmayan genç bir kadın bulunsaydı, Resulullah’ı bırakıp annesinin evine gitmesi iÅŸten bile deÄŸildi.
III-Hz. Muhammed (s.a.v.), ömrünün son on yılında niçin çok evlenmiÅŸtir?
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ömrünün son on yılında yaptığı her evliliÄŸin ayrı ayrı hikmet ve faydaları vardır. İşin bu yönünü dördüncü sorunun cevabında anlatmaya çalışacağım.
Resulullah’ın çok evlenmiÅŸ olmasının fayda ve hikmetlerinden bir kısmını toplu halde ÅŸu ÅŸekilde saymak mümkündür:
*Aile hukuku ve kadınların deÄŸiÅŸik halleri ile ilgili bütün ayrıntıların ortaya çıkıp cevaplandırılması için, Resulullah’ın çok evlenmesi bir ihtiyaçtı. Müslüman kadınlar, bir erkeÄŸe sormaktan çekinecekleri deÄŸiÅŸik halleri konusunda, Hz. Peygamber’in hanımlarına müracaat ederek bilgi sahibi olmuÅŸlardır. Bu açıdan Resulullah’ın her hanımı, bir baÅŸöÄŸretmen görevi ifa etmiÅŸtir.
*Hz. Peygamber’in eÅŸleri, herkesin ÅŸahit olamayacakları ortamlarda öÄŸrendikleri söz ve uygulamaları (hadis ve sünnetleri) naklederek ashabı ve tabiini bilgilendirmiÅŸler böylece akait, fıkıh ve tefsir bilimlerinin geliÅŸimine büyük katkılarda bulunmuÅŸlardır. BilindiÄŸi gibi Hz. AiÅŸe (r.a.), 2100’den fazla hadis rivayet etmiÅŸ ve en çok hadis rivayet eden sahabeler (el-Müksirûn) arasında yer almıştır.
*Hz. Muhammed (s.a.v.), yaptığı evlilikler ile akrabalık baÄŸları oluÅŸturmuÅŸ, bu sayede İslam destekçilerinin çoÄŸalmasına vesile olmuÅŸtur.
*Hz. Peygamber’in evlendiÄŸi bazı kadınların kabileleri meydana gelen akrabalık nedeniyle Müslüman olmuÅŸlar böylece İslamiyet’in yayılması hız kazanmıştır.
*Dini açıdan zor durumda kalan bir hanım ile evlenerek hem onu içinde bulunduÄŸu sıkıntıdan kurtarmış, hem de bu konuda arkadaÅŸlarına örnek olmuÅŸtur.
*Bir cariyeyi satın alıp azad ederek, sonrada satın alma bedelini mehir sayıp kadının kendi isteÄŸi ve Müslüman olma ÅŸartına baÄŸlı olarak kendisiyle evlenmiÅŸ ve bu konuda da arkadaÅŸlarına örnek olmuÅŸtur.
*Bir evliliÄŸi ile İslamiyet’e göre evlatlığın boÅŸanmış hanımının gerçek oÄŸlunun hanımı gibi sayılamayacağı kuralını yerleÅŸtirmeye vesile olmuÅŸtur.
Bu bölümde isim verilmeden genel anlamda nakledilen bazı hikmetler, dördüncü sorunun cevaplandırılası ile birlikte ismen anlatılacaktır.
IV-Hz. Muhammed (s.a.v.)’in evliliklerinden her birinin fayda ve hikmetleri nelerdir?
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in her evliliÄŸi, ilahi kader boyutuyla, çeÅŸitli hikmetlere mebnidir. Resulullah’ın evlendiÄŸi mü’minlerin anneleri olan zevcât-ı tahirât (temiz eÅŸler) ve bu evliliklerle ilgili hikmetler hakkında ÅŸu açıklamaları yapabiliriz:
1.Hz. Hatice: KureyÅŸ kabilesinden olup babası Huveylid, annesi Fatma’dır. Hicretten 68 yıl önce doÄŸmuÅŸtur. Hz. Muhammed (s.a..) ile evlendiÄŸinde kendisi kırk, Hz. Muhammed 25 yaşındaydı. Hz. Hatice hem çok zengindi, hem de yüksek bir ahlaka sahipti; bu özellikleriyle, Hz. Muhammed peygamber olduktan sonra, ona çok yardımcı olmuÅŸtur. İkinci sorunun cevabında anlatıldığı gibi bu evlilik büyük hikmetlere mebnidir. Hz. Peygamber, bu evlilik sayesinde hem risalet görevinin zor yıllarında eÅŸinden maddi manevi çok yardım gömüÅŸ, hem de sonraki evliliklerinin yanlış yorumlanmasının önü kesilmiÅŸtir.
2.Hz. Sevde: Hz. Sevde validemizin kocası, HabeÅŸistan’a hicretten sonra vefat etmiÅŸ ve kendisi kimsesiz kalmıştır. Hz. Sevde, Resulullah’ın eÅŸi olma ÅŸerefine kavuÅŸma dışında hiçbir istek taşımadan peygamberimizle evlenmeye talip olmuÅŸ ve bu isteÄŸinin kabul edilmesi üzerine, elli beÅŸ yaşında iken evlenme akdi yapılmıştır. Hz. Peygamber bu evlilikle hem Hz. Sevde’yi içinde bulunduÄŸu zor durumdan kurtarmış, hem de ikinci evliliÄŸini de gene kendinden daha yaÅŸlı bir kadınla yaptığı için, evliliklerinin yanlış yorumlanmasının önü bir kere daha kesilmiÅŸtir.
3.Hz. AiÅŸe: Hz. Ebubekir’in kızı olan Hz. AiÅŸe validemiz, Resulullah’ın evlendiÄŸi tek dul olmayan kadındır. Önceleri Cübeyr ile niÅŸanlanmış, Cübeyr’in İslamiyet’i kabul etmemesi üzerine bu niÅŸan bozulmuÅŸtur. Bu niÅŸanın bozulması Hz. Ebubekir’i üzmüÅŸ, Hz. Peygamberin onunla evlenmeyi kabul etmesi, yaÅŸanan üzüntüyü ziyadesiyle mutluluÄŸa çevirmiÅŸtir. Hz. AiÅŸe’nin dokuz veya on bir yaşında evlendiÄŸine dair rivayetler ÅŸöhret bulmakla birlikte, onun 17–18 yaÅŸlarında evlendiÄŸine dair kuvvetli deliller vardır. Hz. AiÅŸe, ablası Esma’dan on yaÅŸ küçüktür. Esma ise hicretin yapıldığı yıl 27 yaşındadır. Önce niÅŸanlı olup bu niÅŸanın bozulması da, onun evlenme yaşının dokuz veya on bir olamayacağını göstermektedir. Küçük yaÅŸta evlenmesiyle ilgili rivayetlerin, ilk niÅŸanlandığı tarih ile karıştırılmış olma ihtimali de vardır. Hesaplamalara göre Hz. AiÅŸe risaletten üç yıl önce doÄŸmuÅŸ ve 18 yaşından yedi ay aldığı sırada evlenmiÅŸtir. Dokuz yıl evli kalan Hz. AiÅŸe, Hz. Peygamberden sonra 48 yıl daha yaÅŸamış ve 74 yaşında vefat etmiÅŸtir. Hz. AiÅŸe validemiz 2100’den fazla hadis rivayet ederek, çok hadis rivayet eden sahabeler (el-Müksirûn) arasında yer almıştır. Bu kadar çok hadis rivayet etmesinde zeki ve bilgili olmasının yanı sıra Resulullah’tan sonra uzun süre yaÅŸamasının payı da vardır. Resulullah’ın Hz. AiÅŸe ile genç yaşında evlenmesi ve onun Hz. Peygamberden sonra uzun süre yaÅŸamaya devam etmesi, böylece hadislerin günümüze kadar ulaÅŸmasında ciddi anlamda katkı sahibi olması ilahi bir hikmet olarak düÅŸünülmelidir.
4.Hz. Hafsa: Hz. Ömer’in kızı olan Hz. Hafsa validemiz, kocası Huneys’in Bedir savaşından dönerken hastalanıp Medine’de vefat etmesi üzerine dul kalmıştı. Hz. Ömer, kızının evlenmesini arzu ediyordu. O günün geleneklerine göre, bir baba kızını evlendirmek istediÄŸinde sevdiÄŸi ve güvendiÄŸi birine teklifte bulunurdu. Hz. Ömer kızı ile evlenmesi için önce Hz. Osman’a, daha sonra Hz. Ebubekir’e teklifte bulundu; ancak ikisi de mazeret bildirip bu teklifi kabul etmedi. Bu geliÅŸmeler üzerine Hz. Ömer’in çok üzüldüÄŸünü gören Resulullah, dul ve hasta bir kadın olan Hz. Hafsa ile evlenmeyi kabul ederek arkadaşı ve İslam Kahramanı olan Hz. Ömer’in üzüntüsünü sevince gark etti.
5.Hz. Zeynep Binti Huzeyme bin Haris: Kocası Bedir savaşında ÅŸehit olan Huzeyme kızı Zeynep Validemiz, Resulullah ile evlendiÄŸi zaman 60 yaşındaydı; evlendikten iki ay sonra vefat etmiÅŸtir. Bu evliliÄŸin, kocasının ÅŸehit olması üzerine yalnız kalan yaÅŸlı bir kadını koruma altına alma niyeti taşıdığı meydandadır.
6.Hz. Ümmü Seleme: Kocası Uhud savaşında ÅŸehit düÅŸen Ümmü Seleme validemiz, dört çocuÄŸuyla birlikte yalnız kalınca, Hz. Peygamber, onun çocuklarının bakımını da üstlenerek kendisiyle evlenmiÅŸtir. Resulullah’ın, dört çocuÄŸu bulunan 60 yaşındaki bakıma muhtaç bir kadınla evlenmesinin hikmeti, baÅŸka bir izaha gerek kalmayacak ÅŸekilde açıktır.
7.Hz. Zeynep Binti CahÅŸ: Hz. Peygamber’in halası Ümeyye’nin kızı olan Hz. Zeynep validemiz, önce Resulullah’ın evlatlığı Hz. Zeyd ile evlenmiÅŸ ve aralarındaki uyumsuzluk nedeniyle boÅŸanmıştır. Arap geleneklerine göre evlatlığın boÅŸanmış eÅŸi, gerçek oÄŸlun boÅŸanmış eÅŸi gibi kabul ediliyordu. Oysa İslamiyet hem evlat edinmeye son vermiÅŸ, hem de evlatlığın boÅŸanmış eÅŸinin gerçek oÄŸlu gibi sayılma geleneÄŸini ortadan kaldırmıştı. Ancak Araplar bu yeni hükmü kabul etmekte zorlanıyorlardı. Cenab- Hak, Hz. Zeynep’in Resulullah ile evlenmesini murat etti: “…Zeyd, o kadından iliÅŸiÄŸini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlatlıkları, karılarıyla iliÅŸkilerini kestiklerinde (o kadınla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiÅŸtir.” (33.Ahzâb–37) Ayetten de anlaşıldığı gibi Resulullah, bu evliliÄŸe istekli olmadığı halde, Allah’ın muradı bu ÅŸekilde tecelli etmiÅŸ ve yanlış bir gelenek Hz. Peygamberin yaÅŸantısı ile sona erdirilmiÅŸtir. Bu evlilikteki hikmetlerden biri de, evliliklerde denklik (küfüv) prensibine riayet edilmesi gereÄŸidir.
8.Hz Cüveyriye: Müreysi gazvesinde MüstalikoÄŸullarından esir alınan 700 kadar esir arasında bulunan Hz. Cüveyriye, Resulullah’a müracaat ederek mükâtebe yoluyla kölelikten azad edilmek için yardım istedi. Hz. Peygamber, parasını ödeyerek onu esirlikten kurtardıktan sonra kendisiyle evlendi. Bu evlilikten sonra Müslümanlar, ellerinde bulunan bütün esirleri serbest bıraktılar, onlarda toptan İslamiyet’i seçtiler. Bu evlilik neticesinde hem barış saÄŸlandı hem de İslamiyet kuvvet kazanmış oldu.
9.Hz. Ümmü Habibe: Ebu Sufyan’ın kızı olan Ümmü Habibe, kocası Abdullah bin CahÅŸ ile birlikte Müslüman olarak HabeÅŸistan’a göç etmiÅŸ; ancak kocası HabeÅŸistan’da Hıristiyan olunca zor durumda kalmıştır. Bunun üzerine Hz. Peygamber NecaÅŸi’ye elçi göndererek Ümmü Habibe’yi kendisine eÅŸ olarak istedi. NecaÅŸi, bu isteÄŸi kabul etti. Hicri yedinci yılda gerçekleÅŸen bu evlilik ile hem samimi bir Müslüman olan elli yaşındaki Ümmü Habibe zor durumdan kurtarılmış, hem de babası Ebu Sufyan’ın İslamiyet’e karşı olan düÅŸmanlığı yumuÅŸama ve yok olma sürecine girmiÅŸtir.
10.Hz. Safiye: Nadir oÄŸullarının reisi Huyey bin Ahtab’ın kızı olan Hz. Safiye, Harun bin İmran’ın soyundandır. Hz. Peygamber, onu cariye olarak satın alıp azad ettikten sonra ÅŸöyle buyurdu: “İstersen serbestsin, mallarını al ve git, istersen sana evlenme teklif ediyorum, Müslüman ol ve yanımda kal.” Hz. Safiye ikinci teklifi kabul etti. Resulullah, onu cariyelik bedelini mehir sayarak kendisiyle evlendi. Bunun üzerine ashap, Hz. Safiye’nin akrabalarını serbest bıraktı ve onlar da Müslüman oldular. Bu evlilik ile hem birçok kiÅŸinin Müslüman olması saÄŸlanmış, hem de bir cariyeyi satın alarak cariyelikten kurtardıktan sonra ödenen bedeli mehir sayma konusunda ashabına örnek olmuÅŸtur. Ayrıca Hz. Safiye’nin Yahudi asıllı olduÄŸu göz önünde bulundurulduÄŸunda, Hz. Peygamber’in insanlar arasında ırklarına göre bir ayrım yapmadığı açıkça görülmektedir.
11.Hz. Meymune: Hz. Peygamber’in evlendiÄŸi son kadın olan Hz Meymune, Hz. Abbas’ın baldızıdır. Hz. Meymune, Hz. Abbas aracılığıyla Resulullah’a evlilik teklifinde bulunmuÅŸ ve bu teklif kabul edilmiÅŸtir. Resulullah’ın Hz Meymune ile evlenmesi, Mekkelileri sevindirmiÅŸ ve Hz. Muhammed ile dostluklarının devam edebileceÄŸi fikrini canlandırmıştır.
Hz Peygamber, bu on bir kadın dışında, Mısır Mukavkısı’nın kendisine cariye olarak gönderdiÄŸi Hz. Maria ile de evlenmiÅŸ ve bu evlilikten oÄŸlu İbrahim doÄŸmuÅŸtur. Böylece Hz. Maria çocuk annesi (ümmü’l-veled) olarak hür statüsüne kavuÅŸmuÅŸtur.
GörüldüÄŸü gibi, Hz Muhammed (s.a.v.)’in evlilikleri, ilahi takdirin bir tezahürü olarak, nübüvvet görevinin tam anlamıyla ifa edilebilmesi için, yapılan evlilikledir; bu evliliklerden hiçbirini ÅŸahsi istek ve dünya zevki ile yorumlamak mümkün deÄŸildir.
V-Hz. Muhammed (s.a.v.), ömrü boyunca sınırsız evlenme yetkisine sahip olmuÅŸ mudur?
Bu konuda ÅŸu bilgilere sahip olmak gerekir:
Ahzâb suresinin 28. ve 29. ayetleri ile Resulullah’ın hanımlarının isterlerse ondan ayrılmaları deÄŸilse onunla birlikte kalmaları izni verilmiÅŸ; validelerimiz, Resulullah’a eÅŸ olarak kalmayı tercih etmiÅŸlerdir. Bunun ardından Hz. peygamber, eÅŸlerinden vefat etmeyen dokuz tanesi ile evli iken nazil olan ÅŸu ayet ile bundan sonra yeni bir evlilik yapması yasaklanmıştır:
“Bundan sonra sana kadınlar helal olmaz; mülkiyetin altında bulunanlar dışında kadınlarını, güzellikleri hoÅŸuna gitse bile baÅŸka eÅŸlerle deÄŸiÅŸtirmen de helâl olmaz. Allah, her ÅŸeyi görüp gözetmektedir.” (33.Ahzâb52)
Hz. Peygamber’in hanımları, mü’minlerin anneleri sayılmışlar ve Resulullah’ın vefatından sonra da onun eÅŸi olma ÅŸerefi ile yaÅŸayıp toplumu aydınlatmaya devam etmiÅŸlerdir.
Son söz olarak ÅŸöyle diyebiliriz:
Hz. Peygamber’in yaptığı evlilikler, ÅŸartları ve hikmetleriyle birlikte göz önünde bulundurulduÄŸunda, hiçbir yanlış anlamaya yer olmadığı bilakis Resulullah’ın bu evlilikleri yaparak fedakârlıkta bulunduÄŸu açıkça görülmektedir.”Kahtahaber.com